Bizi kamyona doldurdular. Tüfekli iki erin nezaretinde. Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular. Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar. Tarih öncesi köpekler havlıyordu." Cemal Süreya
Yazar Webmaster Tarih: Donnerstag, 25. Februar 2010
“Yoh oğlım, evde ekmeg heç eksig olmamali" derdi. Ve nitekim "Ekmek Ekmek Ekmek" öyküsünü doğumunu beklerken yazdığım küçük oğlum Şant, belki dedesinden kalma bir alışkanlıkla eve her gelişinde mutlaka ekmek getirir.
Ergenekon'un Şemdinli gibi olmasından korkuyorum - ÜMİT KARDAŞ
Emekli Hâkim Albay Ümit Kardaş, Ergenekon Davası'nın sabote edileceği endişesini taşıdığını söylüyor. Hükümetin de yargının arkasında duramayacağından çekindiğini vurguluyor.
"Hükümet Şemdinli'de savcıyı çarmıha gerdi. Şimdi de bu davanın savcısını, hâkimini değiştirmesinden korkuyorum." diyor. Ergenekon'un, her tarafı ahtapot gibi sarmış bir örgüt olduğunu ileri süren emekli Hâkim Albay Kardaş, hükümetiyle, muhalefetiyle Türkiye'nin bu beladan kurtulmak için siyasî irade göstermesini istiyor. Sarıkız ve Ayışığı darbe planlarına dava açılmayacağını savunan Kardaş, bunu da günlüklerde Şener Eruygur'un tek başına darbe girişiminde bulunmadığının belirtilmesine rağmen, diğer kuvvet komutanları hakkında işlem yapılmamasına dayandırıyor.
“Her sanatçı bir yalvaçtır, bir peygamberdir. Her sanatçının getirdiği bir başka din vardır, dünya görüşü vardır.”
İSTANBUL - Dağlarca ile yıllar sonra tekrar bir araya geldiğimde sık sık eski sözlerini anımsatarak sorular yönelttim. Keskin zekası ile zamana meydan okuyan Dağlarca, “ses bayrağım” dediği Türkçe’yi daha yükseklerde dalgalandırmakta kararlı.