Umut AKPINAR-ANF
'Örgüt üyeliğinden' yargılanan ve 36 yıl hapis cezasına çarptırılan Fevzi Adanır, 1993 yılında tutuklanarak cezaevine kondu. Bu süreçte 10 yıl tek başına bir hücrede tecrit altında tutulan Adanır'ın, psikolojik sorunları baş gösterdi. Sürekli 'ajanlaştırılma' korkusu yaşayan ve devletin kendisini dinlediğini düşünen Adanır, akli dengesini kaybetti. Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde bir süre tedavisi yapılan Adanır, 2004 yılında serbest bırakıldı.
İzmir'in Kadifekale Semti'nde yaşayan Adanır, 2007 yılında 'cezan bitmedi' denilerek, tekrar tutuklanarak Kırıklar 1 Nolu F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Halen tutuklu olan Adanır, Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin 'hükümlü koğuşunda' tedavi görüyor.
Eşinin sağlığından endişe duyan Fatma Adanır, 4 aydır Manisa'da tutulan eşinin durumuna ilişkin ANF'ye konuştu.
ÖNCE SERBEST BIRAKTILAR, SONRA TUTUKLADILAR
Adanır, "Eşim cezaevinde gördüğü kötü muameleden dolayı akli dengesini kaybetti. 10 yıl boyunca tek başına bir hücrede tutuldu. Daha sonra durumu kötüye gidince serbest bıraktılar. Ama aradan bir süre geçtikten sonra tekrar tutuklayarak cezaevine koydular. Eşimin durumu zaten çok kötüydü. Sürekli 'devlet ajanlaştırmak istiyor' diyordu. Dişinin arasına çip konulduğunu söylüyordu. 15 günde bir yapılan bir iğnesi vardı. Onu kullanmadığı zaman daha kötü oluyordu. Şimdi durumu nasıl bilmiyorum" dedi.
kaynak: www.firatnews.nu
Eşiyle görüşmek için kendisine sadece 15 dakika izin verildiğini kaydeden Adanır, "Ben 15 dakikada ne sorayım? 'Nasılsın, iyi misin' diyorum, zaman doluyor. Durumuna ilişkin sohbet edemiyoruz. Son gördüğümde çok kötüydü. 'Beni cezaevine geri götürsünler, burada iyi değilim' diyordu. Bu ne biçim bir adalet?" diye sordu.
HASTANE MASRAFLARI AİLEDEN TALEP EDİLDİ
Cezaevi idaresinin kendisini sürekli arayarak, 'Eşinin hastane masraflarını biz karşılayamayız, yeşil kart çıkartın. Yoksa hastane masraflarını size göndeririz' dediklerini anlatan Adanır, "Bizim zaten kendimize bakacak durumumuz yok. 4 çocuğumla birlikte kıt kanaat geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Ben nereden bulayım o parayı? Ayrıca ben yeşil kart için başvuruda bulundum ama bana, 'hiçbir hükümlüye yeşil kart verilmez' dediler. Eşimi delirttiler, şimdi de tedavisi için bizden para istiyorlar. Ben bu parayı bulamam" diye konuştu.
Evinin kira olduğunu söyleyen Adanır, "Çocuklarım çalışabilmek için okulu bıraktılar. Tekstil işinde çalışıyorlardı. Şimdi kriz nedeniyle işler kötüye gidince çocuklarım da işsiz kaldı. Ben evimin kirasını zor ödüyorum" şeklinde konuştu.
Eşiyle görüşmek için kendisine sadece 15 dakika izin verildiğini kaydeden Adanır, "Ben 15 dakikada ne sorayım? 'Nasılsın, iyi misin' diyorum, zaman doluyor. Durumuna ilişkin sohbet edemiyoruz. Son gördüğümde çok kötüydü. 'Beni cezaevine geri götürsünler, burada iyi değilim' diyordu. Bu ne biçim bir adalet?" diye sordu.
HASTANE MASRAFLARI AİLEDEN TALEP EDİLDİ
Cezaevi idaresinin kendisini sürekli arayarak, 'Eşinin hastane masraflarını biz karşılayamayız, yeşil kart çıkartın. Yoksa hastane masraflarını size göndeririz' dediklerini anlatan Adanır, "Bizim zaten kendimize bakacak durumumuz yok. 4 çocuğumla birlikte kıt kanaat geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Ben nereden bulayım o parayı? Ayrıca ben yeşil kart için başvuruda bulundum ama bana, 'hiçbir hükümlüye yeşil kart verilmez' dediler. Eşimi delirttiler, şimdi de tedavisi için bizden para istiyorlar. Ben bu parayı bulamam" diye konuştu.
Evinin kira olduğunu söyleyen Adanır, "Çocuklarım çalışabilmek için okulu bıraktılar. Tekstil işinde çalışıyorlardı. Şimdi kriz nedeniyle işler kötüye gidince çocuklarım da işsiz kaldı. Ben evimin kirasını zor ödüyorum" şeklinde konuştu.